Yorumlar:
0
Kategori:
Teruyuki Nobuchika
Uzun zamandır pek yeni bir keşif yaptığım söylenemez. Bunda biraz zaman darlığımın da etkisi var. Ayrıca keşfettiğimi sandığım birkaç sanatçı ve grubun da pek yeni olmadığını, benim ancak fark ettiğimi anlamış olmam da etkilidir herhalde. Ama sonunda geri dönebiliyorum yeni bir keşifle ve büyük bir zevkle.
Teruyuki Nobuchika daha önce filmlere ve televizyon dizilerine müzik yapan bir isim. İlk albümünü Eylül ayının 11′inde Schole Records etiketiyle yayınladı. Japoncam bir hayli sınırlı olduğundan sitesinden anlayabildiğim tek şey 1974 doğumlu olduğu. Onun haricinde pek bir bilgim yok kendisi hakkında ama olması da gerekli mi orası muamma.
Müzikal açıdan birçok genç sanatçının ve özellikle de Japonya kökenli sanatçıların izlediği yoldan devam etmiş. Bunda pek şaşıracak bir nokta yok. Elektro akustik müziğin yükselişte olduğu ve günümüzde gittikçe daha fazla ilgi çektiği açık. Zamanında iki elin sayısını geçmeyecek kadar plak şirketinin vurguladığı bu müzik türü şimdilerde çok daha geniş bir kitle tarafından izleniyor. Zaten bana göre minimalizmin yöneleceği temel nokta da bu şu anda Avantgarde ile birlikte.
Dinledikçe etki eden bir yapısı var. Piyanonun ciddi bir ağırlığı var albüm boyunca. Elektronik yapıların üzerinde farklı tonlarda yoğunlaşarak gezinip gidiyor piyano melodileri. Elbette böyle bir içeriğin tek sonucu var, duygusallık kokan bir ambiyans. Acaba bunda filmlere müzik yapmış olmasının etkisi var mı bilemiyorum zira müzikler görüntülerdeki anın duygusallığını anlatmak için kullanılan etkin yöntemlerden biridir ve eğer bunda başarılı bir sanatçı ile karşı karşıyaysanız az ve öz bir anlatımla size vermek istediğini iletebilir.
Genel olarak vuruşsuz, ritmin melodilerin egemenliğinde olduğu yapılar hakim albüme birçok Elektro Akustik çalışmada olduğu gibi. Fakat bazı çalışmalarda vuruşların etkisi dikkat çekiyor. “Tiny Fairy” ve özellikle de “Half Moon” bu konuda albümde su yüzüne çıkıyor. “Piano Bit”‘e geldiğimizde ise bir nebze Detroit Techno havası sezdirecek kadar ayyuka çıkıyor ritmsellik. Biraz Jeff Mills’in senfoni orkestrasıyla yaptığı çalışmayı andırdı dinlerken.
Elbette ritmsellik dediğimizde bu albümün çok kısıtlı bir bölümüne hitap ediyor. Geri kalanında yoğun bir duygusallığın bazen karmaşaya, bazen ise rüzgarsız bir günde akşamüstü deniz kıyısında geçirilen zamana yansımalarını görebiliyoruz. Albümü açan ve deniz kıyısındaki bir günü anlatan “Pola”, adından da anlaşılacağı üzere dinginliğe kendini adamış “Tranquille”, kuş seslerinin eşlik ettiği natüralist bir çalışma olan “Deauville” ve bir hastanedeki hüzünlü bir hikayeyi anlatan “Hypnotique” gerçekten albüme değer katan, dinledikçe de tad veren çalışmalar. Önümüzdeki dönemde keyifle takip edeceğim yetenekli bir ismin belki de biraz geç kalmış ilk albümüne kulak kabartın derim.
MP3: Teruyuki Nobuchika - Pola
MP3: Teruyuki Nobuchika - Half Moon
Teruyuki Nobuchika (Japonca!!!)
Teruyuki Nobuchika @ MySpace
Satın Al (Bu da Japonca!!!)