Yorumlar:
0
Kategori:
Kronos Quartet
Kronos Quartet’in 1973′te David Harrington’ın grubu kurmasıyla başlayan 36 yıllık serüvenini benim burada girizgahla özetlemeye çalışmam biraz abuk olacak üzgünüm. Dünyanın en tanınan “yenilikçi” grubundan bahsetmem gerekiyor. 46 albüm çıkaran, kendileri için birçok hayran kaldığımız sanatçının parçalar hazırladığı bir grup bu. Ayrıca bazı grupların parçalarını da kendi tarzlarında yorumlamalarıyla da biliniyorlar.
Üretkenlik ve yenilikçi bakış açısından başından beri hiçbir sıkıntı çekmemiş grup. Çalışmaları arasında özellikle Klasik Minimalist bestecilerin eserlerinin yorumlanması özel bir yer tutuyor. Bu noktada özellikle Terry Riley ön plana çıkıyor ama Steve Reich ve Philip Glass’e de uzanmışlar. Ek olarak Henryk Gorecki’den Astor Piazzolla’ya, hatta Bill Evans’a uzanan yorumlamaları var. Bir de Requiem For A Dream filminin müzikleri var son noktayı koyacak şekilde ki tadından yenmiyor tüm bunlar dememe gerek yok artık herhalde.
Floodplain albümü de bir bakıma tematik bir çalışma içeriyor. Albüm için belirli müzikal kültürler temel alınmış ve bu kültürlerin hepsi de nehir kenarında, sel baskınına açık yerlerde yeşeren kültürler. Nereden akıllarına gelmiş en ufak fikrim dahi yok açıkçası. Ancak albümdeki tüm çalışmalar ya grup tarafından yazılmış ya da onlar için tekrar düzenlenmiş. Şimdi sıkı tutunun. Tamburi Cemil Bey’in Nihavend makamındaki bir bestesi, “Nihavent Sirto”, Stephen Prutsman tarafından düzenlenerek albümde yerini almış. Yetmediyse Terry Riley 5. parçada tambur çalarak albüme katkıda bulunmuş.
Albümde Kronos Quartet’in yaylılarına birçok değişik çalgı eşlik etmiş ve bu açıdan da farklı olmuş. İşin aslı Dünya Müziği yapısını bu şekilde çok daha güzel bir şekilde iletebilmişler. Kemençe’den balaban’a, elektrik sitar’dan tef ve darbukaya uzanan geniş bir enstrümantal yapı var. Bunun temel sebebi de Azerbaycan, Mısır, Lübnan, Türkiye, Hindistan, Filistin, Kazakistan, Etiyopya, Irak ve hatta Sırbistan’a uzanan geniş bir kültür yelpazesine ev sahipliği yapması.
Gelelim albüme. Genel anlamda dinleti açısından büyük bir zevk veriyor ve yenilikçilik bakış açısından ele alırsak da hiçbir şekilde genel dinleyiciyi zorlayacak bir havaya bürünmüyor “Lullaby” ve “…Hold Me, Neighbor, In This Storm…” adlı parçaların belirli bölümleri hariç. Bir bakıma Caz ve Klasik Müzik etkili türkü yorumlamaları diyebiliriz aslında. Albümdeki “Getme, Getme” adlı Azeri kültürü temalı çalışma ise canlı performans sırasında kaydedilen tek eser. Diğerleri tamamen stüdyo kökenli.
Aslına bakılırsa etnik eserlerin yorumlanması bir yenilik değil. Daha yakın dönemde gerek Avishai Cohen olsun gerekse Amir Perelman olsun Caz yorumlamalarını sergilediler. Ancak Klasik Müzik açısından bir ilk diyebiliriz belki. Yine de her şeye rağmen şu ana kadar dinlediğim tüm çalışmalar parçaların özlerine sağdık kalarak yapılandırılmıştı fakat bu sefer tamamen bir yorumlama mevcut ve yorumlayan da Kronos Quartet olduğunda orjinalinden çok farklı, özgün, sürekli şaşırtan bir tablo çıkıyor karşımıza. Tadına varılması gereken bir kayıt.
MP3: Kronos Quartet - Nihavent Sirto